Merhaba Sitemize Bu İlk Ziyaretiniz Mi? Kayıt ol
Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 08:20.
3 sonuçtan 1 ile 3 arası
  1. #1
    üye pasaklıkontes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2010
    Yer
    mitolojiden:)
    Mesajlar
    436

    Standart Isındırıcı Oyunlar

    HAYVAN TAKLİTLERİ

    Tavşan gibi kim seker?
    Kurbağa gibi kim hoplar?
    Ördek gibi kim gezer?
    Köpek gibi kim koşar?
    Balık gibi kim yüzer?
    Kuş gibi kim uçar?
    Şimdi uslu çocuklar gibi
    Kim oturur yerinde?

    YEŞİL ŞİŞE

    ÖĞRENCİLER TEK SIRA HALİNDE YAN YANA DİZİLİR ÖĞRETMEN KARŞILARINA GEÇER VE OYUNA BAŞLANIR.ÖĞRENCİLER VE ÖĞRETMEN BİRLİKTE OYUNUN SÖZLERİNİ SAĞA VE SOLA SALLANARAK SÖYLERLER SÖZLER BİTTİĞİNDE ÖĞRETMEN ELİ İLE SEÇTİĞİ ÖĞRENCİNİN KAFASINA DOKUNUP HAFİFÇE YERE DOĞRU İTER ÖĞRENCİ KENDİSİNİ YERE ATAR.

    (ÖĞRENCİ SAYISINA GÖRE DEĞİŞİR)

    5 YEŞİL ŞİŞE SALLANIYORDU
    5 YEŞİL ŞİŞE SALLANIYORDU
    İÇLERİNDEN BİRİ ''PAT'' DEDİ DÜŞTÜ

    4 YEŞİL ŞİŞE SALLANIYORDU
    4 YEŞİL ŞİŞE SALLANIYORDU
    İÇLERİNDEN BİRİ ''PAT'' DEDİ DÜŞTÜ

    3 YEŞİL ŞİŞE SALLANIYORDU
    3 YEŞİL ŞİŞE SALLANIYORDU
    İÇLERİNDEN BİRİ ''PAT'' DEDİ DÜŞTÜ.... SÖZLER TEK ÖĞRENCİ KALANA KADAR DEVAM


    Fırıldak Oyunu

    Çocuklar sayışarak aralarından bir "fırıldak" seçerler. Öteki çocuklar, duvardan 10-15 metre uzaklıkta sıra olup dururlar. Fırıldak yüzünü duvara döner. Fırıldak "bir-iki-üç" diye sayı sayarken, her sayışta iki elinin avuçlarını duvara vurur ve hemen arkasını döner. Fırıldak'ın sayı sayması sırasında öteki çocuklar da durdukları yerden yürümeye başlarlar. Amaçları, ebeye görünmeden gelip onun arkasına dokunmaktır. Oyuncular yürürken fırıldak da saymasını bitirip hemen arkasına dönünce kimi yürürken görürse onun adını söyler. Adı söylenen çocuk yanmış olur. Fırıldak dönünce her çocuk yerinde durur. Duran çocuk yanmaz. Fırıldak, yeniden saymak için arkasını döndüğünde yine yürüyüş başlar. Yanmadan gelip fırıldağa dokunan fırıldak olur. Oyun böylece sürer.
    Bu oyunda, "bir-iki-üç" diye sayı sayma işlemi yerine, "ön, dö, turva, arkada çorba" biçiminde de söylenebilir.

    Eşini Bul Oyunu
    Çocuklar, ikişer ikişer eşlendirilir. Herkes eşini tanıdıktan sonra, eşler bahçeye dağılırlar.
    Öğretmen ;
    -Ben işaret verdiğim zaman, kim eşini daha çabuk bulur ve karşıma sıra olursa, onlar oyunu kazanırlar, der. Öğretmenin işaretiyle istenilen yerde sıralanan çiftler, oyunda başarılı sayılırlar.

    Ne Yapalım ?
    Sayışmayla bir ebe seçilir. Çocuklar halka olup, el ele tutuşup dönerlerken aşağıdaki sözleri söylerler, ebe ortada durmaktadır.
    Ne yapalım, ne yapalım
    Siz söyleyin biz yapalım
    Haydi şöyle oynayalım***8230;
    Ebe yapsın, biz yapalım***8230; derler.
    Ebe bir hayvan öykünmesi yapar. ( kedi, köpek, tavşan vb.) Halkadaki çocuklar da durup, aynı öykünmeyi yaparlar. Oyun bitince, ebe halkaya katılır, kendi yerine bir ebe seçer. Oyun baştan yinelenir.

    Külah Giyme Oyunu
    Bir ebe seçilir. Öteki çocuklar kendilerine birer eş seçerler. Eşler elele tutuşurlar.
    Ebe orta yerde durur, başında bir külah vardır. Ebe bir çocuğa sorar:
    -Bu külahı kim giyer ?
    Bu soruyu sorulan çocuğun eşi yanıtlar:
    -Giyse, giyse Ayşe giyer, der.
    Bu kez Ayşe'nin eşi yanıt verir :
    Benim Ayşe'm giymez, Ahmet giyer, der.
    Bu kez de Ahmet'in eşi yanıtlar. Oyun böylece sürer. Çabuk yanıt vermeyen, yada şaşıran çocuk ve eşi oyundan çıkarlar. En sona kalan çift alkışlanır.

    Gülme Oyunu
    Çocuklar halka olurlar, bir ebe seçilir. Ebe eline bir top alır, topu havaya atar. Top yere düşünceye kadar bütün çocuklar gülerler. Top yere düşünce bütün çocuklar susarlar.
    Top havadayken gülmeyen, yada top yere düşünce susmayan çocuk, oyun dışı kalır.
    Bu oyunda topu yukarı atacak çocuk bulunamazsa, ebenin görevini öğretmen üstlenir.

    M E Y V E S E P E T İ
    Bir öğrenci sınıfın önünde durur. Diğerleri yerlerinde otururlar ve hepsine 4 çeşit meyve ismi verilir. Öndeki öğrenci " Elmalar " deyince adı elma olanlar ayağa kalkar, yerlerini değiştirir. Bu arada ayaktaki oyuncu kendine bir yer bulmaya çalışır. İkincide başka grup meyve ismini söyler. Bu kez de bu meyveler yer değiştirir. Eğer ebe " Meyve Sepeti " derse her cins meyvenin yerlerini değiştirmesi gerekir.

    K A R Ş I L A V E G E Ç
    Öğretmen sınıfın önünde ve ortadadır. İki elinde birer silgi veya fasulye torbası tutar. Sağ ve sol gerisinde iki öğrenci vardır. İşaret verildiğinde bu iki öğrenci öğretmenin elindeki silgileri alır ve sıraların yanında koşuya başlar. Bu öğrenciler arkada karşılaşırlar. Öğretmene silgiyi önce getiren oyunu kazanır.

    B E K Ç İ K Ö P E Ğ İ
    Bir yere bir cisim ( Nesne ) konur. Yanında gözleri kapalı bir bekçi köpeği durur. Diğer öğrencilerden birisi sessizce nesneyi oradan almaya çalışır. Eğer köpeğin haberi olmadan onu alabilirse, bir dahaki oyun için "Bekçi Köpeği" olur. Eşya alırken köpek farkına varırsa "hav hav" diyerek arkadaşını yakalar. O zaman yeni bir bekçi köpeği seçilir.

    A V C I A D A M
    Bir lider seçilir. Bu lider, herhangi bir yöne doğru yürür ve " Kim benimle ördek ( Ayı,Tilki, Geyik ) avlamaya gelir ?" der. Bütün çocuklar arkasına dizilir ve aynı şekilde lider (avcıyı) izlerler. Avcı dönüp hepsini görünce silahını onlara çevirir ve " Bumm " der. Bunun üzerine ayaktaki çocuklar koşarak kendi yerlerine otururlar. Kim yerine önce oturmuşsa bir dahaki sefere o lider ( Avcı ) olur.

    F A S U L Y E T O R B A S I N I B U L M A
    Çocuklar elleri arkada olmak üzere omuz omuza bir daire yapar. Bir çocuk ortadadır. Birisine bir fasulye torbası verilir. Dairedeki öğrenciler bunu elden ele verirler. Ortadaki öğrenci fasulye torbasının nerede ( kimde ) olduğunu bulmaya çalışır. Eğer tahmini çok uzun sürerse başka bir oyuncu ile değiştirilir.

    Renklerin Dansı
    Eğitimci çocuk sayısı kadar ve bir çocuğun üzerinde ayakta durabileceği kadar büyüklükteki kırmızı, sarı, mavi, renkli fon kartonlardan daireler yapar ve bu daireleri belli bir düzen içinde yere yayar. Çocukların hoşuna giden bir müziği çalmaya başlar. Çocuklar müzik başlayınca kendi dairelerinin üzerinden iner ve başka bir dairenin üzerine çıkar. Müzik durunca herkes üzerinde durduğu dairenin rengini söyler. Oyun çocukların ilgilerine göre devam eder. Bir daireden diğer daireye çocuklar; geri geri, yan yan, zıplayarak, tek ayakla, sürünerek, hızlı, yavaş şekillerde geçerler.

    Ne Yapalım?
    Sayışmayla bir ebe seçilir. Çocuklar halka olup, el ele tutuşup dönerlerken aşağıdaki sözleri söylerler, ebe ortada durmaktadır.
    Ne yapalım, ne yapalım
    Siz söyleyin biz yapalım
    Haydi şöyle oynayalım***8230;
    Ebe yapsın, biz yapalım***8230; derler.
    Ebe bir hayvan öykünmesi yapar. ( kedi, köpek, tavşan vb.) Halkadaki çocuklar da durup, aynı öykünmeyi yaparlar. Oyun bitince, ebe halkaya katılır, kendi yerine bir ebe seçer. Oyun baştan yinelenir.

    Komşundan/Arkadaşından Memnun musun?
    Çocuklar sınıfın içinde dağınık olarak yerleşirler. Ebe istediği arkadaşına ***8220;Komşundan memnun musun?***8221; diye sorar. ***8220;Evet***8221; yanıtı alırsa başka bir arkadaşına gider, tekrar sorar Çocuk da ***8220;hayır***8221; diye cevap verir. Ebe***8221; ya kimden memnunsun?***8221; diye sorar. Çocuk iki yanındaki arkadaşı dışında, başka iki arkadaşının adını söyler. Bu çocuklar yer değiştirirken, ebe onların yerini kapmaya çalışır. Açıkta kalan ebe olur, oyun devam eder.

    Tersine tebbet
    Çocuklar ikişerli eş olup, sınıfın değişik yerlerinde, ayakta dururlar. Çiftlerden biri ne yaparsa, karşısındaki çocuk onun tersi hareketlerle taklit eder.
    Örn; Sağ kulağını tutmuşsa, diğeri sol kulağını tutar.
    Sol ayağını kaldırmışsa, sağ ayağını kaldırır.
    Sola dönmüşse, sağa döner
    Mutlu ise, mutsuz durur
    Gülüyorsa, ağlarmış gibi yapar vb.
    Çiftler bu şekilde sınıf içinde gezinebilirler. Bir süre sonra roller değiştirilir. Yanılan oyunu izler.

    Kör Yolcu EVİNİ BUL
    Çocuklara ***8220;Kör Yolcu Evini Bul***8221; oyunu anlatılır, örnek bir oyunla gösterilir. Bu oyunda nelerin tehlikeli olabileceği sorusu yöneltilerek, verdikleri cevaplar dinlenir. Bu tehlikelere dikkat ederek, oyunun oynanacağı anlatılır. Sayışma ile seçilen iki çocuğun gözleri eşarpla bağlanır. Masalarla bir alan belirlenir ve ortada duran sandalyeyi bulup oturmaları istenir. Sandalyeyi bulup, oturan çocuk oyunu kazanır. Diğer çocukların da oynaması ile oyun sona erer.

    Çürük Yumurta
    Çocuklar arasından bir ebe seçilir. Öteki çocuklar halka olup çömelirler, ellerini dizleri önünde kenetlerler. Oyun başlayınca ebe, halkanın ortasında dolaşır. " Bu yumurta sağlam mı ? Çürük mü ? "der ve bir arkadaşının başına, önden hafifçe iterek dokunur. Dokunulan çocuğun, düşmeden ve çömelik durumda dengede kalması gerekir. Dengesi bozulup geriye ( yada denge sağlayayım derken ileriye ) düşen yada kenetli elleri çözülen çocuk yanmış olur, oyun dışı kalır. Sona kalan bir kaç çocuk alkışlanır. İstenirse oyun yinelenir.

    Kim Güçlü
    Alanın ortasına bir düz çizgi çizilir. Her çocuk bir eş seçer. Eşlerden biri çizginin bir yanında durur. Her çocuk sağ ayağını çizgiye koyar, iki çocuğun sağ ayaklarının burunları birbiriyle karşılıklı durmuş olur; sol ayaklar geride tutulur. Çocuklar, karşılıklı olarak elele tutar, birbirlerini kendi taraflarına çekmeye çalışırlar. Çekilen, yani çizgiyi geçen çocuk, oyunu yitirmiş sayılır, oyun istenildiği kadar yinelenebilir.
    Bu oyun, bir çizgi üzerinde çekişmeli yapıldığı gibi, çizgi olmaksızın, iki çocuğun bir eksen çevresinde dönerek çekişmesi biçiminde de yapılabilir.

    Çapraz Sıçrama
    Çocuklar, ikişer ikişer kümelere ayrılırlar. Her iki çocuk yüz yüze durur; ondan sonra, sağ kolları ile birbirlerinin kollarına çapraz olarak girerler ve kendi çevrelerinde sıçrayarak dönerler. Bu dönüş, soldan sağa doğru olur. Bir süre sonra durup, kollarını değiştirirler; bu kez sol kollarla çapraz yaparlar, sağdan sola doğru sıçrayarak dönerler. Oyun istenildiği kadar sürdürülebilir.

    Ayak Ayak Yürüme
    Bir ayağın burnuna, öteki ayağın topuğunu değdirerek yapılan yürüyüşe, "ayak-ayak yürüme" denir.
    Bu oyunda çocuklar, yaklaşık bir metre arayla, arka arkaya dizilirler. Yerin elverişlilik durumuna göre dizilme birerli kol'da, ikişerli kol'da yada üçerli kol'da olabilir. Oyun başladığında her çocuk, kollarını iki yana açar, ayak-ayak yürür. Yürüme yönünden sapan, ayak ayak yürümede yanlış yapan yada dengesi bozulan, yanmış olur.
    Bu oyun iyice öğrenildikten sonra, çocukların gözlerini kapatmaları istenerek de oynatılabilir.

    Meyve Sepeti
    Çocuklar aralarından bir ebe seçerler. Öteki çocukların tümü halka olur. Her birine birer meyve adı verilir. Bastıkları yerin kaybolmaması için ayaklarının çevresine birer yuvarlak çizilir. Ebe halkanın ortasında durur. Ebenin çizilmiş yeri yoktur, açıktadır ve kendisine bir yer bulmaya çalışacaktır.
    Meyve adı verilen öğrencilere adları sesli olarak bir kaç kez yinelettirilir, iyice öğrenmeleri sağlanır.
    Oyun başlayınca, ebe iki meyve adı söyler. Adları söylenen çocuklar, yerlerini ebeye kaptırmadan koşarak yer değiştirmeye çalışırlar. Ebe bütün çocukların yer değiştirmesini isterse "meyve sepetiii" diye bağırır. Bütün çocuklar yer değiştirirler.
    Ebe iki ad söylediği yada "meyve sepeti" diye bağırdığı zaman, yeri boşalan birinin yerini kapmaya çalışır. Yer kaparsa ebelikten kurtulur, kapamazsa ebeliği sürer. Yerini kaptıran ebe olur. Oyun böylece sürer.
    19-Bu oyun, çocuklar kaça kadar saymayı biliyorlarsa o kadar sayıda çocukla oynanır. Her çocuğa bir sayı verilir. Aralarında bir ebe seçilir.
    Ebe sorar ;
    -Olsun, olsun, olsun***8230;. Kim olsun ? Beş kabak olsun***8230;
    Sözü beş numaralı kabak alır:
    -Neden beş kabak olsun ?
    Ebe : Ya kaç kabak olsun ?
    Beş numaralı çocuk : Olsun, olsun, olsun da sekiz ( yada istediği bir sayıyı söyler ) kabak olsun.
    Sözü bu kez de sekiz numaralı çocuk alır :
    -Neden sekiz kabak olsun ? vb. oyun böylece sürer. Oyun sırasında şaşıran yada geciken çocuk oyun dışı kalır.

    Ellem Büllem Oyunu
    Çocuklar yere otururlar. İçlerinden biri ebe seçilir. Ebe, oturan çocuklara eliyle dokunarak aşağıdaki tekerlemeyi sayışma gibi söyler. Son hece söylenirken ebe hangi çocuğa dokunmuşsa o çocuğu sorguya çeker.
    Ellem büllem
    Epelek sepelek
    Sarı kızın satması
    Kara koyunun dolması
    Al bunu çek bunu
    Ebe : Hamam önüne vardın mı ?
    Çocuk : Vardım.
    Ebe : Benim devemi gördün mü ?
    Çocuk : Gördüm.
    Ebe : Çullu muydu, çulsuz muydu ?
    Çocuk : Çulluydu.
    Ebe : Benim devem çulsuzdu, bilemedin.
    Ebe : Yolda tavuk gördün mü ?
    Çocuk : Gördüm.
    Ebe : Ak mıydı, kara mıydı ?
    Çocuk : Karaydı.
    Ebe : Benim tavuğum ak idi, bilemedin.
    Ebe : Develerime tuzlu su mu içirdin, tuzsuz su mu ?
    Çocuk : Tuzlu su içirdim.
    Ebe : Vah vah benim develerimin ciğerlerini yakmışsın ha !***8230; ve çocuğu kovalamaya başlar, çocuk kaçar. Yakalanan çocuk ebe olur. Yakalayamazsa ebeliği devam eder. Oyun böylece sürdürülür.

    Balık Tutma
    Bahçeye, oyun alanı olarak, iki metrekarelik bir dikdörtgen çizilir. Buna "balık ağı" denilir. Sayışma yapılır, bir ebe seçilir. Ebe "balıkçı" olur; balık ağının bir köşesinde bekler. Öteki çocuklar "balık" olurlar ve ağ çevresinde dolaşırlar. Diledikleri zaman balık ağına ( yakalanmamaya çalışarak ) girip çıkarlar.
    Balıkçı ise, ağa giren balıkları yakalamaya çalışır. Ağın içine olabildiğince çok sayıda balığın girdiği bir anı kollar. Dilediği zaman "dur" yada "yakaladım" diye bağırır. Balıkçı bağırınca, ağ içinde bulunan bütün balıklar oldukları yerde kalırlar. Balıklar yakalanmış olur.
    Balıkçı, balıkları sayar, arkadaşlarına sayısını söyler, ebelikten kurtulur. Yakalanan balıklar, aralarında sayışarak yeni bir ebe seçerler. Yeni ebe balıkçı olur. Oyun böylece sürer. Oyun sonunda, en çok balık tutmuş olan çocuğa "reis" adı takılır ve o çocuk alkışlanır.

    Çömleğimde Ne Var ?

    Bir ebe seçilir. Öteki çocuklar halka olur, çömelirler. Ebe halkanın dışında dolaşır. İstediği bir oyuncunun yanında durur ve sorar :
    Ebe : Çömleğinde ne var ?
    Oyuncu : Yağ var, bal var.
    Ebe : Satar mısın ?
    Oyuncu : Satmam.
    Ebe : Tattırır mısın ?
    Oyuncu : Tattırmam
    Ebe : ( oturan oyuncunun eline hızla vurur ve "Al öyleyse, sen o yoldan, ben bu yoldan" der ve halkanın çevresinden dolaşarak aynı yere gelmek üzere koşmaya başlar )
    Eline vurulan oyuncu da, hemen yerinden kalkar, ebenin koştuğu yönden değil, ters yönden halkanın çevresinde koşmaya başlar. İkisinin de amacı, boşalan yere önce gelip çömelmektir. Kim önce gelirse o çömelir; öteki ebe olur. Oyun böylece sürer.

    Hacıyatmaz
    Çocuklar üçer kişilik kümelere ayrılırlar. Her kümede iki çocuk yüz yüze ve karşılıklı durur; üçüncü çocuk ise bu iki çocuğun arasında ( iki arkadaşının birini sağına, ötekini soluna alacak şekilde, dimdik ve kaskatı )durur. Ortadaki çocuğa iki çocuktan biri, Hacıyatmaz'ı ötekine, öteki de birinci çocuğa doğru, omuzlarından iter. Yandaki çocuklar, Hacıyatmaz'ı düşürmemeye özen gösterirler. Oyunun yinelenmesinde, ortadaki çocuk yana geçer

    prü Nöbetçisi

    Oyun alanına bir dikdörtgen çizilir. Bu köprü olur. Çocuklar sayışarak dört tane nöbetçi seçerler. Nöbetçilerin her biri köprünün ( dikdörtgenin ) bir köşesinde durur. Görevleri, köprüden kimseyi geçirmemektir. Öteki çocuklar, köprünün (dikdörtgenin ) uzun kenarlarından birinin dışında dururlar. Yapacakları iş, karşıdan karşıya köprüyü enlemesine geçmektir.
    Geçmek için köprüye giren çocuğu nöbetçiler kovalar; ona elle dokunmaya çalışırlar. Dokunulan çocuk vurulmuş olur. Vurulan yanar ve o da ötekiler gibi nöbetçi olur. Oyun böylece sürer. Vurulmadan karşıya geçen çocuk oyunu kazanmış sayılır ve alkışlanır
    Konu pasaklıkontes tarafından (26.08.10 Saat 18:57 ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    üye pasaklıkontes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2010
    Yer
    mitolojiden:)
    Mesajlar
    436

    Standart

    Kim Yok Oyunu
    Çocuklar yere oturtulur. İçlerinden birini ebe seçerler. Ebe başını öğretmenin kucağına koyar, gözlerini yumar. ( çocuk gözünü, bir başka yerde de yumabilir ) Öğretmen, ebeye sezdirmeden, bir çocuğu işaretle dışarıya çıkartır.
    Ebe gözlerini açar; Öğretmen ebeye "Kim yok ?" diye sorar. Çocuk bilirse ebelikten kurtulur. Adı bilinen çocuk ebe olur. Ebe, üç ad saydığı halde bilemezse yeniden ebe olur, yumulur.

    Hangisi Yok Oyunu
    Üniteye uygun birkaç nesne, varsa bir masanın üzerine ( yada oyun alanına ) konulur. Her biri çocuklara "Bunun adı nedir ?" diye gösterilerek sorulur. Çocuklar her nesnenin adını söylerler, yinelerler.
    İçlerinden biri ebe seçilir, dışarı çıkarılır. Ebe dışarıdayken, nesnelerden birisi saklanır. Ebe içeri çağırılır. "Demin burada bulunan nesnelerden hangisi yok ?" diye sorulur. Bilirse ebelikten kurtulur, kurtulan çocuk, bir başka çocuğu ebe seçer. Oyun böylece sürer.

    Çevir Salla Oyunu
    Çocuklar yere otururlar. Öğretmen aşağıda gösterilen sözleri söyler, devinimleri yapar. Çocuklar da, aynı devinimleri, öğretmene öykünerek yaparlar.
    Başını çevir, çevir ( başlar soldan sağa, sağdan sola çevrilir )
    Başını salla, salla ( Başlar sağa-sola, öne-arkaya sallanır )
    Kolunu çevir, çevir ( kollar önden arkaya, arkadan öne çevrilir )
    Kolunu salla, salla ( kollar, aşağıya indirilir, avuçlar yere birbirine koşut olarak önde tutulur, soldan sağa, sağdan sola sallanır, sonra da yine iki kol birbirine koşut olarak, ön tarafta bir daire çizecek biçimde sallanır. )

    Büyü Büyü, Küçül Küçül Oyunu
    Çocuklar ayakta durur. Öğretmen, aşağıda sözleri söylerken, çocuklar bu sözlere göre devinimler yaparlar. Önce büyü büyü, sonra da küçül küçül oyunu oynanır.
    Büyü büyü
    Kollarını yukarıya kaldır
    Daha çok kaldır, daha çok kaldır
    Ayak parmaklarının ucuna bas
    Daha çok yüksel, daha çok yüksel
    Büyü büyü kocaman ol, büyü büyü kocaman ol***8230;
    ( Çocuklar en çok yükseldiklerinde, ara vermeden küçül küçül oyununa geçilir )
    Küçül küçül
    Kollarını indir
    Çömelerek büzül
    Daha çok büzül, daha çok büzül
    Küçül küçül, minicik ol***8230;

    Zıpçıktı Çiçek Açtı
    Çocuklar halka biçiminde çömelirler. Öğretmen, "çocuklar, şimdi sizinle, zıpçıktı çiçek açtı oyunu oynayacağız." der, oyunu anlatır.
    Oturan çocuklar, " zıpçıktı çiçek açtı" denilince, hızla ayağa kalkar, kollarını yana açar ve yine çömelirler. Öğretmen bunun tersini de söyler: " zıpçıktı çiçek açmadı" diyebilir. Bu durumda çocuklar çömelik durumlarını bozmayacaklardır.
    " Zıpçıktı çiçek açtı" denilince çömelik kalan yada "zıpçıktı çiçek açmadı" denilince ayağa kalkan çocuk, yanmış olur; oyun dışı kalır.

  3. #3
    üye pasaklıkontes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2010
    Yer
    mitolojiden:)
    Mesajlar
    436

    Standart

    Kim Yok Oyunu
    Çocuklar yere oturtulur. İçlerinden birini ebe seçerler. Ebe başını öğretmenin kucağına koyar, gözlerini yumar. ( çocuk gözünü, bir başka yerde de yumabilir ) Öğretmen, ebeye sezdirmeden, bir çocuğu işaretle dışarıya çıkartır.
    Ebe gözlerini açar; Öğretmen ebeye "Kim yok ?" diye sorar. Çocuk bilirse ebelikten kurtulur. Adı bilinen çocuk ebe olur. Ebe, üç ad saydığı halde bilemezse yeniden ebe olur, yumulur.

    Hangisi Yok Oyunu
    Üniteye uygun birkaç nesne, varsa bir masanın üzerine ( yada oyun alanına ) konulur. Her biri çocuklara "Bunun adı nedir ?" diye gösterilerek sorulur. Çocuklar her nesnenin adını söylerler, yinelerler.
    İçlerinden biri ebe seçilir, dışarı çıkarılır. Ebe dışarıdayken, nesnelerden birisi saklanır. Ebe içeri çağırılır. "Demin burada bulunan nesnelerden hangisi yok ?" diye sorulur. Bilirse ebelikten kurtulur, kurtulan çocuk, bir başka çocuğu ebe seçer. Oyun böylece sürer.

    Çevir Salla Oyunu
    Çocuklar yere otururlar. Öğretmen aşağıda gösterilen sözleri söyler, devinimleri yapar. Çocuklar da, aynı devinimleri, öğretmene öykünerek yaparlar.
    Başını çevir, çevir ( başlar soldan sağa, sağdan sola çevrilir )
    Başını salla, salla ( Başlar sağa-sola, öne-arkaya sallanır )
    Kolunu çevir, çevir ( kollar önden arkaya, arkadan öne çevrilir )
    Kolunu salla, salla ( kollar, aşağıya indirilir, avuçlar yere birbirine koşut olarak önde tutulur, soldan sağa, sağdan sola sallanır, sonra da yine iki kol birbirine koşut olarak, ön tarafta bir daire çizecek biçimde sallanır. )

    Büyü Büyü, Küçül Küçül Oyunu
    Çocuklar ayakta durur. Öğretmen, aşağıda sözleri söylerken, çocuklar bu sözlere göre devinimler yaparlar. Önce büyü büyü, sonra da küçül küçül oyunu oynanır.
    Büyü büyü
    Kollarını yukarıya kaldır
    Daha çok kaldır, daha çok kaldır
    Ayak parmaklarının ucuna bas
    Daha çok yüksel, daha çok yüksel
    Büyü büyü kocaman ol, büyü büyü kocaman ol***8230;
    ( Çocuklar en çok yükseldiklerinde, ara vermeden küçül küçül oyununa geçilir )
    Küçül küçül
    Kollarını indir
    Çömelerek büzül
    Daha çok büzül, daha çok büzül
    Küçül küçül, minicik ol***8230;

    Zıpçıktı Çiçek Açtı
    Çocuklar halka biçiminde çömelirler. Öğretmen, "çocuklar, şimdi sizinle, zıpçıktı çiçek açtı oyunu oynayacağız." der, oyunu anlatır.
    Oturan çocuklar, " zıpçıktı çiçek açtı" denilince, hızla ayağa kalkar, kollarını yana açar ve yine çömelirler. Öğretmen bunun tersini de söyler: " zıpçıktı çiçek açmadı" diyebilir. Bu durumda çocuklar çömelik durumlarını bozmayacaklardır.
    " Zıpçıktı çiçek açtı" denilince çömelik kalan yada "zıpçıktı çiçek açmadı" denilince ayağa kalkan çocuk, yanmış olur; oyun dışı kalır.

 

 

Benzer Konular

  1. Dinlendirici Oyunlar
    By pasaklıkontes in forum Oyun ve Hareket Etkinlikleri
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 26.08.10, 19:18
  2. Hareketli Oyunlar
    By pasaklıkontes in forum Oyun ve Hareket Etkinlikleri
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 26.08.10, 19:08

Dersimizvarda Bu Konuyu Okuyan 0 Kişi

Okuyanların listesini görmek için lütfen giriş yapınız.

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
iPad Button

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0